Üreter (idrar borusu)
Üreter, böbreği mesaneye bağlayan dar bir borudur. Buradaki bir tıkanıklık kısa sürede böbrek fonksiyonlarını etkilediği için acil değerlendirme gerektirir. Bu sayfada üreter taşı, darlıklar, böbrekte genişleme (hidronefroz) ve nadir görülen tümörler ele alınıyor: hangi belirtilere dikkat etmelisiniz, ne zaman bir ürologa başvurmalısınız ve hangi tedavi yöntemlerinin hangi sınırlamaları vardır.
Belirtiler
- Belin yan tarafında, kaburgaların altında şiddetli ağrı
- Ağrıyla birlikte bulantı veya kusma
- İdrarda kan — koyu ya da kırmızı renkli idrar
- Ateş (tıkanıklığa enfeksiyon eklendiğinde)
- Sık idrara çıkma isteği, ancak az miktarda idrar
- Bazen hiçbir belirti olmaz — böbrekteki genişleme ultrason muayenesinde tesadüfen fark edilir
Ne zaman ürologa başvurmalısınız?
- Belin yan tarafındaki ağrı geçmiyorsa veya tekrarlıyorsa
- İdrarda kan gördüyseniz — ağrı olmasa bile, yalnızca bir kez olsa bile
- Ultrason veya BT incelemesinde böbrekte genişleme (hidronefroz) ya da üreterde taş saptandıysa
- Bol su içilmesine ve ilaç tedavisine rağmen taş düşmüyorsa
- Tek böbreği olan bir kişide taş veya tıkanıklık şüphesi varsa
- Bir çocukta veya gençte böbrekte genişleme saptandıysa — doğuştan darlık ve reflü değerlendirilmelidir
Konular
Küçük taşlar konservatif tedaviyle düşebilir; her taş ameliyat gerektirmez. Bol su içilmesine ve ilaç tedavisine rağmen düşmeyen veya erimeyen taşlarda endoskopik bir girişim (üreterorenoskopi) düşünülebilir.
Ameliyat endikasyonları şunlardır: şiddetli ağrıya ve enfeksiyona yol açan taş; tedaviyle düşmesi mümkün olmayan taş; kanamaya yol açan taş; böbrekte fonksiyon kaybına neden olabilecek taş; tam tıkanıklığa yol açan taş; tek böbrekteki taş.
Üreterdeki tıkanıklık kısa sürede böbrek fonksiyonlarını etkileyebildiği için bu endikasyonlar burada özellikle dikkatle takip edilir. Her cerrahi girişim gibi endoskopik ameliyatın da riskleri vardır; yöntem muayeneden sonra kişiye özel olarak seçilir.
Böbrekte taş varsa yerleşimi çok önemlidir: taş böbrek pelvisinde duruyor ve genişlemeye neden oluyorsa ameliyat edilmelidir.
Alt kalikste duran taşa ise «sessiz taş» denir. Böyle bir taş yalnızca enfeksiyona yol açabilir; bu durumda enfeksiyon tedavi edilir. Sorun yaratmayan sessiz bir taşa çoğu zaman dokunulmaz.
Hasta gençse taşı konservatif tedaviyle eritme imkânı vardır ve önce bu tedavi uygulanır. Taş erimezse ameliyat kararı verilmelidir. Her durumda hastaya bireysel olarak yaklaşılır.
Temel ölçüt, taşın yerleşimi ve böbrekte genişlemeye (tıkanıklığa) yol açıp açmadığıdır. Üretere düşmüş bir taş tam da böyle bir tıkanıklık yaratabildiği için bu ölçüt üreter taşı için de geçerlidir. Müdahale etmeme veya konservatif tedavi kararı ise yalnızca muayeneden sonra, kişiye özel olarak verilir.
RIRS, kesi yapılmadan, idrar yolundan ilerletilen esnek (fleksibl) bir endoskopla gerçekleştirilen kapalı taş ameliyatıdır: taşa endoskopla ulaşılır, taş kırılarak çıkarılır.
Bu yöntem hem böbrekte hem de üreterde taşı olan hastalarda, her iki böbreğinde taş bulunanlarda ve böbrekte çok sayıda küçük taş olduğunda uygulanır.
Yöntem tek bir boyut sınırına göre değil; taşın boyutuna, sayısına, yerleşimine, yoğunluğuna ve idrar yollarının anatomisine göre kişiye özel olarak seçilir. Büyük taşlarda endoskopik yöntem yeterli olmayabilir.
Kesi yapılmaması ağrı ve risk olmadığı anlamına gelmez: her cerrahi girişim gibi bu ameliyatın da riskleri vardır ve yöntem muayeneden sonra kişiye özel olarak seçilir (bkz. riskler).
En önemli sınırlayıcı etken taşın boyutudur. Büyük taşlarda kırılan taş parçalarının dağılması sorun yaratabilir; uzun süren bir ameliyat ise hastada enfeksiyon ve sepsis riskini artırır.
Ameliyat genel anestezi altında yapıldığı için anesteziye uygun olmayan hastalara uygulanamaz. İdrar yolu enfeksiyonu olan hasta önce tedavi edilmeli, işlem ancak bundan sonra yapılmalıdır.
Büyük taşlarda kapalı yöntem mümkün olmadığında perkütan nefrolitotomi (ciltten küçük bir kesiyle) kararı verilir. Bu yöntemin de kendine özgü riskleri vardır; seçim muayeneden sonra kişiye özel olarak yapılır.
Doğuştan veya sonradan gelişen darlıklar böbrekte genişlemeye (hidronefroza) yol açar. Laparoskopik rekonstrüksiyonla idrar akışı yeniden sağlanabilir.
Her cerrahi girişim gibi bu ameliyatın da riskleri vardır; yöntem muayeneden sonra darlığın yerine, nedenine ve böbreğin fonksiyonuna göre kişiye özel olarak seçilir.
Hidronefroz, bir veya her iki böbreğin toplayıcı sisteminin (kaliks ve pelvis) genişlemesidir. Her yaşta görülür; doğuştan veya sonradan edinilmiş olabilir.
Başlıca nedenler: böbreğin üreterle birleştiği yerde daralma (stenoz veya ek bir damarla çaprazlaşma), daha aşağıda tıkanıklık (taş, tümör, pıhtı), üreter darlığı ve idrarın mesaneden geri kaçması (vezikoüreteral reflü). Akut veya kronik idrar retansiyonu — örneğin prostat büyümesine bağlı — da hidronefroza yol açabilir.
Tıkanıklık uzun süre devam ettikçe böbrek fonksiyonu ciddi ölçüde azalabilir; bu nedenle erken tanı ve erken tedavi önemlidir.
Böbrek yetmezliğinin nedenleri üç gruba ayrılır: böbrek öncesinde yer alan (prerenal) hastalıklar, böbreğin kendi (renal) hastalıkları ve postrenal hastalıklar. Bunların hepsi böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Postrenal form ürolojik form sayılır: böbrekten çıkan yollarda bir engel ya da hastalık varsa, bu ürolojik bir nedendir.
Örneğin bir taş kanalı tıkamışsa ya da prostat büyümesi mesanenin dolu kalmasına yol açıyorsa, bu durum hidronefroza, yani böbreğin genişlemesine neden olur. Bunların hepsi postrenal, yani ürolojik nedenlerdir.
Tıkanıklık zamanında giderilirse bu, böbrek yetmezliğinin önlenmesine yardımcı olabilir; sonuç kişiden kişiye değişir.
Reflü, idrarın mesaneden üretere doğru geri kaçmasıdır ve hidronefrozun nedenlerinden biridir.
Muayeneye dolu mesaneyle gelmek, reflünün ve mesanedeki kitlelerin saptanmasında tanının daha doğru konmasına yardımcı olur.
Doğuştan bir durumdur: böbreğin toplayıcı sistemi iki bölüme ayrılır ve buradan iki üreter çıkar. Tam duplikasyonda her iki üreter mesaneye ayrı ayrı açılır; tam olmayan duplikasyonda (ureter fissus) ise üreterler yol boyunca birleşerek tek bir üreter olarak devam eder.
Çoğu zaman hiçbir şikâyete yol açmaz ve ultrasonda tesadüfen fark edilir; şikâyet yoksa genellikle tedavi gerekmez.
Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, idrarın geri kaçması (reflü), böbrekte genişleme (hidronefroz), üreterin mesaneye açılan kısmında kist benzeri genişleme (üreterosel) ya da kız çocuklarında normal idrara çıkmaya rağmen sürekli damlama varsa ürolog (çocuklarda çocuk ürolojisi uzmanı) muayenesi ve kişiye özel bir tedavi planı gerekir.
Böbreğin kendi hastalıkları (örneğin glomerülonefrit, kollajenozlar) ve böbreğe kan akışını bozan durumlar (yüksek tansiyon, diyabet, böbrek damarlarının daralması) üroloji değil, nefroloji alanına girer. Ürolog tıkanıklığa bağlı (postrenal) nedeni araştırır ve dışlar; böyle bir neden bulunmazsa hasta nefroloğa yönlendirilir.
Üreter tümörleri nadir olsa da idrarda kanla kendini gösterebilir ve mesane tümörleriyle aynı takip ilkelerini gerektirir. Tedavi yaklaşımı muayeneden sonra tümörün yerine, boyutuna ve derecesine göre kişiye özel olarak belirlenir.
İdrarda kan genel olarak çok endişe verici belirtilerden biridir; ağrı yapmıyor ve başka bir şikâyete yol açmıyorsa daha da endişe verici sayılır. Böyle bir durumda kapsamlı inceleme gerekir.
Bu inceleme sistoskopiyi, bilgisayarlı tomografiyi ve sistoskopi sırasında retrograd ürografiyi — yani idrar yollarına kontrast madde verilmesini — kapsayabilir. Böylece idrar yollarındaki patoloji ya saptanır ya da dışlanır. Böyle bir durumda kapsamlı incelemeye mutlaka başvurulması önemlidir.
İdrarda gözle görülen kan her zaman inceleme gerektirir — ağrı olmasa bile, yalnızca bir kez olsa bile. Ultrason normal çıksa da sistoskopi ve üst idrar yollarının görüntülenmesi (BT ürografi) gerekebilir; yalnızca ultrason ve idrar tahliliyle tümörü dışlamak mümkün değildir.
Son güncelleme:
Riskler ve sınırlamalar
- Endoskopik (kapalı) taş ameliyatı genel anestezi altında yapılır; anesteziye uygun olmayan hastalara uygulanamaz.
- Büyük taşlarda kırılan parçaların dağılması sorun yaratabilir; uzun süren ameliyat enfeksiyon ve sepsis riskini artırır.
- Aktif idrar yolu enfeksiyonu varsa önce enfeksiyon tedavi edilir — işlem ancak bundan sonra yapılır.
- Büyük taşlarda kapalı yöntem yeterli olmayabilir; perkütan nefrolitotomi veya başka bir yöntem gerekebilir.
- Laparoskopik rekonstrüksiyon dahil hiçbir yöntem her hasta için uygun değildir — yöntem taşın veya darlığın özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre kişiye özel olarak seçilir.
- Tıkanıklık uzun süre giderilmezse böbrek fonksiyonu ciddi ölçüde azalabilir.
Acil durumlar — beklemeden bir hekime başvurun
- Yüksek ateşle birlikte böbrek bölgesinde ağrı — tıkalı böbrekte enfeksiyon (sepsis riski) şüphesi
- İdrarın tamamen kesilmesi veya tek böbreği olan bir kişide idrar miktarının aniden azalması
- İdrarda pıhtılı kan
- Şiddetli ağrıyla birlikte durmayan kusma
Muayeneye hazırlık
- Üroloji muayenesi için genellikle aç gelmeniz gerekmez.
- Muayeneye mesaneniz dolu, en azından yarı dolu olarak gelmeniz rica edilir — bu, mesanedeki kitlelerin ve reflünün saptanmasında tanının doğru konmasına yardımcı olur.
- Önceki inceleme sonuçlarınızı (ultrason, BT, tahliller) ve aldığınız tedavilerin listesini yanınızda getirin.
- Size reçete edilmiş bir ilacı, sizi tedavi eden hekime danışmadan bırakmayın.
Doğrudan iletişim
Kişisel tanı ve tedavi planı ancak muayeneden sonra belirlenir. Randevu için telefon veya WhatsApp üzerinden iletişime geçin.
Diğer tedavi alanları
- Prostat Prostatit · BPH · HoLEP · Prostat kanseri
- Böbrek Taş · Kist · Tümör · Hidronefroz
- Mesane Sistit · Aşırı aktif mesane · İdrarda kan · Tümör
- Üretra (idrar kanalı) Darlık · İltihap · Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar
- Testis ve androloji Varikosel · Azospermi · TESE / mikro-TESE · Erkek kısırlığı · Menide kan
- Penis Erektil disfonksiyon · Erken boşalma · Penis eğriliği