Leitender Oberarzt · Lausitzer Seenland Klinikum (Sana) Bakü’de muayene: Badam Medical Center

Dr. Rufat Asadbeyli Ürolog · Androlog · Üroonkoloji

Erişilebilirlik

Metin boyutu 100%
Erişilebilirlik beyanı

Mesane

Mesane, böbreklerden gelen idrarı toplayan ve zamanı geldiğinde boşaltan kaslı bir organdır. Mesaneyle ilgili şikâyetler — yanma, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrarda kan — çoğu zaman yalnızca «basit bir sistit» olarak kabul edilir; oysa bunların arkasında farklı nedenler olabilir. İdrarda kan ise ürolojide en ciddi belirtilerden biri sayılır ve ağrı olmadan ortaya çıkıyorsa daha da fazla dikkat gerektirir. Bu sayfada sistit ve kronik enfeksiyon, aşırı aktif ve ağrılı mesane sendromları, idrarda kan ve mesane tümörleri ele alınıyor.

Belirtiler

  • Sık idrara çıkma ve gece birkaç kez uyanma
  • İdrar yaparken ağrı veya yanma
  • Ani, tutulması güç idrar sıkışması
  • İdrarda kan — koyu, kırmızı veya çay renginde idrar
  • Kasık ve kasık üstü bölgede ağrı veya baskı hissi
  • İdrar hissine rağmen az miktarda idrar çıkması
  • Mesanenin tam boşalmadığı hissi
  • Mesane doldukça artan, boşaldıktan sonra azalan ağrı

Ne zaman ürologa başvurmalısınız?

  • İdrarda bir kez bile kan gördüyseniz — ağrı olmasa bile; idrar tahlilinde mikroskobik kan izi bulunduysa da
  • Sistit belirtileri birkaç gün içinde geçmiyorsa veya yıl içinde tekrar tekrar ortaya çıkıyorsa
  • Sık ve acil idrara çıkma uykunuzu, işinizi, sosyal ve cinsel yaşamınızı etkiliyorsa
  • Mesane bölgesinde kronik ağrı ve baskı hissi varsa, ancak idrar kültüründe enfeksiyon saptanmıyorsa
  • Gebelik döneminde idrar yolu enfeksiyonu belirtileri ortaya çıktıysa
  • İdrar tutmaya yardımcı ilaçlar yan etki yapıyorsa — ilacı kendi başınıza bırakmadan önce

Konular

Yanıt açıktır: idrarda kan genel olarak çok endişe verici belirtilerden biridir; ağrı yapmıyor ve başka bir şikâyete yol açmıyorsa daha da endişe verici sayılır. Böyle bir durumda kapsamlı tetkik gerekir: sistoskopi, bilgisayarlı tomografi ve sistoskopi sırasında retrograd ürografi — yani idrar yollarına kontrast madde verilmesi. Böylece idrar yollarındaki patoloji ya saptanır ya da dışlanır.

Böyle bir durumda kapsamlı tetkike mutlaka başvurulması önemlidir, çünkü bu çok önemli belirtilerden biridir. Ağrının olmaması içinizin rahat olması için bir neden değildir — tam tersine, tetkiki geciktirmemek için bir nedendir.

Sistoskopi invaziv bir tetkiktir: kısa süreli yanma, idrarda az miktarda kan ve enfeksiyon riski olabilir; kontrastlı görüntüleme öncesinde böbrek fonksiyonu ve alerji öyküsü değerlendirilir.

İdrarda kanla birlikte başka bir şikâyetin olup olmaması çok önemlidir: idrar yaparken yanma, yan ve bel ağrısı, kasıkta ağrı, yüksek ateş, bulantı ve kusma. Böyle durumlarda ilk olarak sistit, böbrek iltihabı, taş hastalığı, prostat büyümesi veya prostat kanseri düşünülür; ancak böbrek ve mesane tümörü olasılığı da unutulmamalıdır.

İdrarda kanla birlikte böbrek sancısına benzer bir ağrının olması her zaman taş anlamına gelmez: kanayan bir böbrek tümöründe kan pıhtıları üreteri tıkayarak sancı tarzında ağrıya yol açabilir. Bu nedenle idrarda kan görüldüyse, yalnızca taş olasılığıyla yetinmeden hekim muayenesinden geçmek gerekir. Bununla birlikte böbrek kanseri çoğu zaman hiçbir şikâyete yol açmadan, başka bir nedenle yapılan tetkik sırasında tesadüfen saptanır.

İdrar tahlilinde gözle görülmeyen (mikroskobik) kan izi de ciddi bir hastalığın ilk işareti olabilir. Bu nedenle idrarda veya tahlilde bir kez bile kan görüldüyse bir ürologa danışmak gerekir.

Gözle görülen kan her zaman kapsamlı tetkik gerektirir — ağrısız ve tek seferlik olsa bile, yaştan bağımsız olarak. Ultrason normal çıksa da sistoskopi ve üst idrar yollarının görüntülenmesi (BT ürografi) gerekebilir.

Mesane kanseri kendini çoğu zaman idrarda kanla gösterir — genellikle ağrısız, kırmızıya çalan idrar şeklinde. İlk değerlendirmede idrar tahlili ve ultrason yapılır; bu basit adımlar tetkikin başlangıcıdır.

Ancak yalnızca ultrason ve idrar tahliliyle mesane kanserini dışlamak mümkün değildir: küçük ve yassı tümörler ile üst idrar yollarının tümörleri ultrasonda görülmeyebilir. Gözle görülen kan olduysa, ultrason normal çıksa bile mesanenin içeriden kamerayla incelenmesi (sistoskopi) ve görüntüleme gerekebilir.

İdrarda kanın yanı sıra kasık ve kasık üstü bölgede ağrı, sık veya acil idrara çıkma, idrarda kan pıhtıları, bel ağrısı, genel halsizlik ve nedensiz kilo kaybı da ortaya çıkabilir. Tümör başka organlara yayıldığında (metastaz) o organa özgü belirtiler — örneğin akciğere yayılımda öksürük veya kanlı balgam — görülebilir.

Hastalığın derecesi ve evresi tanı amaçlı tetkiklerle belirlenir ve tedavi buna göre seçilir. Tümör mesanenin kas tabakasına ilerlememişse, sistoskopi eşliğinde yapılan transüretral rezeksiyon (TUR) — yani tümörlü alanın kesi yapılmadan, kanal yoluyla girilerek çıkarılması — mümkündür; risk grubuna bağlı olarak TUR sonrasında mesane içine ilaç verilmesi (instilasyon) de uygulanabilir. Tümör kas tabakasına ilerlemişse, genellikle radikal sistektomi (mesanenin tamamen çıkarılması) gibi daha kapsamlı bir tedavi gerekir; bazı durumlarda ameliyattan önce kemoterapi veya seçilmiş hastalarda mesaneyi koruyan kombine tedavi konuşulur.

TUR sonrasında tümörün tekrarlama olasılığı bulunduğundan düzenli kontrol sistoskopileri gerekir. Radikal sistektomi büyük bir ameliyattır: idrarın dışarı atılma yolu yeniden oluşturulur, iyileşme süreci uzundur ve her hasta için uygun değildir — karar genel durum, eşlik eden hastalıklar ve hastanın kendi tercihi göz önünde bulundurularak verilir.

Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli kontroller ve yaşam tarzı aynı derecede önemlidir: hekimin belirlediği takvime göre düzenli muayene, sigarayı bırakma, sağlıklı kiloyu koruma, hekimin önerisine dayalı beslenme ve fiziksel aktivite programı, doğal içerikli besinlere öncelik verme.

Sigara, mesane kanserinin başlıca risk etkenlerinden biridir; bu nedenle sigarayı bırakmak özellikle önemlidir. Kontrol muayeneleri, hastalığın tekrarlamasını veya yeni bir değişikliği erken evrede saptamayı mümkün kılar: TUR sonrasında kontrol sistoskopilerinin, radikal sistektomi sonrasında ise görüntüleme ve tahlillerin sıklığı tedaviyi yürüten hekim tarafından kişiye özel belirlenir.

Yaşam tarzı değişiklikleri riskin azaltılmasına yardımcı olabilir, ancak kontrol muayenelerinin yerini tutmaz. Takip döneminde idrarda yeniden kan görülürse, bir sonraki planlı kontrolü beklemeden hekiminize başvurun.

İdrar yolu enfeksiyonu geliştiğinde kendiliğinden geçmesini beklemek doğru değildir. Tedavi edilmezse enfeksiyon yukarıya — böbreklere — yayılabilir ve böbreklerde kalıcı hasar riski ortaya çıkar. Gebe kadınlarda tedavi edilmemiş enfeksiyon erken doğuma yol açabilir; kronik hastalığı olan kişilerde ise seyir daha ağır olabilir.

Enfeksiyon ilerlemişse uzun süreli antibiyotik tedavisi gerekebilir. Antibiyotik yalnızca hekim önerisiyle ve kürün sonuna kadar kullanılmalıdır — yarım bırakılan ve kendi başına seçilen antibiyotik tedavisi dirençli mikropların gelişmesine ve enfeksiyonun kronikleşmesine zemin hazırlar.

Bakteriler normalde genital bölgede ve anüs çevresinde yaşar. Bazen üretra yoluyla yukarı çıkıp mesaneye ulaşırlar. Kadınlarda üretra kısa olduğu için bu yol daha kolay aşılır — sistitin kadınlarda daha sık görülmesinin nedeni budur. Bakteriler genellikle idrarla yıkanıp dışarı atılır; ancak giren bakteri miktarı atılandan fazla olduğunda veya bağışıklık sistemi zayıfladığında önce mesanede, ardından böbreklerde iltihap gelişebilir.

Zemin hazırlayan etkenler: cinsel ilişki, genital bölge hijyenine yeterince dikkat edilmemesi, idrarı uzun süre tutmak, idrar yollarını daraltan hastalıklar ve menopoz döneminde östrojen düzeyinin düşmesi. Tedavi ve korunma önlemleri her hasta için kişiye özel seçilir; zamanında ve doğru yürütülen tedavi kronik formun gelişmesini önlemeye yardımcı olabilir.

Kronik idrar yolu enfeksiyonu kadınlarda sık görülen bir sorundur. Bazen çocukluk çağından itibaren vücutta yerleşir ve erişkinlikte zaman zaman alevlenir; antibiyotiklerle tedavi edilmeye çalışılsa da yıllarca sürebilir. Belirtileri: sık idrara çıkma, idrar yaparken ağrı veya yanma, ateş, yorgunluk, koyu veya kırmızı renkli idrar, alt karın ve yan bölgede ağrı, bulantı, idrar hissine rağmen az miktarda idrar.

Bu durumda sıradan tahlillerle yetinmek çoğu zaman yeterli olmaz. Doğru tanı için sistoskopi ve özel fazlarla çekilen bilgisayarlı tomografi gerekebilir — amaç, enfeksiyonu sürdüren nedeni (taş, darlık, mesanede kalan idrar, reflü) bulmaktır.

Tedavi süresine gelince: akut hastalıklar ve akut sendromlar kısa sürede tedavi edilebilir, kronik hastalıklarda ise bazen birkaç kür gerekebilir. Sabır olmadan tedavinin de etkisi olmaz.

Sonuç her hastada farklıdır ve tedavi kürleri kişiye özel planlanır; sistoskopi ve kontrastlı tomografi gibi tetkiklerin kendi sınırlamaları ve riskleri vardır — bunlara gerek olup olmadığını hekim belirler.

Ani, tutulması güç idrar sıkışması, sık idrara çıkma ve gece uyanmalarıyla seyreden bir sendromdur. Sürekli tuvalete gitme ihtiyacı sosyal yaşamı, günlük planları, uykuyu ve cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir. Tedaviye başlamadan önce aynı şikâyete yol açan diğer nedenler — enfeksiyon, taş, tümör — mutlaka dışlanmalıdır.

İleri yaştaki erkeklerde aşırı aktif mesane, prostat bezinin büyümesiyle birlikte ortaya çıkabilir; bu nedenle bu yaşlarda prostat muayenesi önemlidir. Tedavi konservatif (davranışsal önlemler, ilaç) veya cerrahi olabilir — bunu uzman, şikâyetin nedenine ve hastanın genel durumuna göre belirler.

İlaç tedavisinin yan etkileri (ağız kuruluğu, kabızlık, yaşlılarda bilişsel değişiklikler) ve kullanılmaması gereken durumlar vardır; hiçbir yöntem herkes için uygun değildir.

Daha çok kadınlarda görülen; mesane bölgesinde kronik ağrı, baskı hissi ve bazen pelvik ağrılarla seyreden bir durumdur. Ağrı mesane doldukça artar, boşaldıktan sonra azalır. Belirtiler idrar yolu enfeksiyonuna benzese de idrar kültüründe genellikle enfeksiyon doğrulanmaz — kültür negatif olduğu hâlde şikâyetlerin sürmesi bu tanıyı düşündürür.

İnterstisyel sistitte basit tedaviler çoğu zaman yeterli olmaz ve tedavi her hastada farklıdır; hızlı sonuç beklemek doğru değildir. Şikâyetler tekrarlıyorsa veya geçmiyorsa, bu alanda deneyimli bir uzmana başvurmak gerekir.

Tanı dışlama yoluyla konur — enfeksiyon, taş ve tümör önceden dışlanmalıdır. Tedavinin etkisi kişiden kişiye değişir.

Ürolojide yaygın olarak kullanılan prostat ve idrar kaçırma ilaçları, bazı ilaçlarla — steroidler, kalp ilaçları ve antiaritmik ilaçlarla — birlikte kullanıldığında istenmeyen etkilere yol açabilir; yaşlı hastalarda bu birliktelik bellek ve bilişsel işlevlerin zayıflamasına katkıda bulunabilir. Antikolinerjik ilaçlar göz tansiyonu (glokom) olan hastalarda kullanılmamalıdır.

İdrar kaçırma yalnızca yaşla ilgili değildir: idrar yolu enfeksiyonu, kontrolsüz diyabet, kadınlarda atrofik vajinit, ruhsal durum ve kullanılan diğer ilaçlar da neden olabilir. Bu nedenle ilaç yazılmadan önce hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları ve kullandığı tüm ilaçların listesi mutlaka değerlendirilmelidir.

Size reçete edilen ilacı hekiminize danışmadan bırakmayın ve dozunu değiştirmeyin; yan etki hissederseniz tedavinizi yürüten hekime bildirin.

Her şeyi gösteren tek bir tetkik yoktur; tek başına kesin tanı konabilecek böyle bir yöntem bulunmaz. Her hastalığın kendine özgü bir tetkiki vardır. Mesanenin nörojen disfonksiyonunda tanıyı ne MR, ne BT, ne de ultrason koyabilir; böyle durumlarda ürodinamik tetkike ihtiyaç duyulur.

İdrarda kan varsa kapsamlı tetkik yöntemlerine başvurulabilir: yalnızca BT ve MR değil, sistoskopi de yapılır — yani kamerayla mesaneye girilerek içerisi incelenir ve kitle, taş ya da iltihap olup olmadığına bakılır. Temel ilke şudur: gerekli-gereksiz bütün tetkiklerden geçmek yerine, şikâyete uygun belirli bir tetkik seçilmelidir.

Görüntüleme yöntemleri (ultrason, BT, MR) idrar yollarının yapısını gösterir; mesanenin işleyişini (işlevini) ise ürodinamik tetkik değerlendirir. Ürodinamik tetkik kateter gerektirir ve kısa süreli rahatsızlık verebilir.

İdrardaki kanın veya proteinin kaynağı mesane değil, böbreğin süzgeç birimleri de olabilir — örneğin glomerülonefritte. Bu, ürolojik değil, nefrolojik bir hastalıktır: ürolojik muayenede idrar yollarında bir neden bulunamadığında ve tahlilde böbrek kaynaklı değişiklikler görüldüğünde hasta nefroloğa yönlendirilir.

Son güncelleme:

Riskler ve sınırlamalar

  • Sistoskopi invaziv bir tetkiktir: kısa süreli yanma, idrarda az miktarda kan ve enfeksiyon riski olabilir.
  • Transüretral rezeksiyondan (TUR) sonra kanama ve tümörün tekrarlama olasılığı vardır; düzenli kontrol sistoskopileri gerekir.
  • Radikal sistektomi büyük bir ameliyattır — anestezi, kanama ve enfeksiyon riskleri taşır, iyileşme dönemi uzundur ve idrarın dışarı atılma yolunun yeniden oluşturulmasını gerektirir.
  • İdrar tutmaya yardımcı (antikolinerjik) ilaçlar ağız kuruluğu ve kabızlık yapabilir, glokomda kullanılmamalıdır ve yaşlılarda bilişsel işlevleri etkileyebilir.
  • Hekim önerisi olmadan ve yarım bırakılarak kullanılan antibiyotikler dirençli mikroplara yol açar ve enfeksiyonu kronik hâle getirebilir.
  • İnterstisyel sistit ve kronik enfeksiyonda tedavi kişiye özeldir, birkaç kür gerektirebilir ve sonuç her hastada aynı değildir.

Acil durumlar — beklemeden bir hekime başvurun

  • İdrarda pıhtılı kan veya idrarın tamamen kırmızı olması
  • İdrarın tamamen kesilmesi — idrar yapma isteği var, ancak idrar gelmiyor (akut idrar retansiyonu)
  • Yüksek ateş ve titremeyle birlikte bel veya böbrek bölgesinde ağrı — enfeksiyonun böbreğe yayılmış olma olasılığı
  • İdrar yolu enfeksiyonu belirtileriyle birlikte bulantı, kusma ve genel durumun hızla kötüleşmesi
  • Gebelikte ateşin eşlik ettiği idrar yolu enfeksiyonu

Muayeneye hazırlık

  • Muayeneye mesaneniz dolu — en azından yarı dolu — gelin: mesanede bir kitle ya da reflü denilen bir hastalık varsa, mesanenin dolu olması tanının daha doğru konmasını sağlayabilir.
  • Ürolojik muayene için çoğu durumda aç gelmeniz gerekmez.
  • Önceki idrar tahlillerinizi, ultrason ve BT sonuçlarınızı, reçetelerinizi ve şu anda kullandığınız tüm ilaçların listesini yanınızda getirin.
  • Antibiyotik kullanmaya başladıysanız idrar kültürünün sonucu değişebilir — bunu hekiminize önceden bildirin.

Doğrudan iletişim

Kişisel tanı ve tedavi planı ancak muayeneden sonra belirlenir. Randevu için telefon veya WhatsApp üzerinden iletişime geçin.

Doğrudan iletişim Soru-cevap Makaleler